Coronavirüs hayatımıza girdiğinden beri en çok kullandığımız kelimelerden birisi ‘uzaktan’ oldu. Uzaktan çalıştık, sosyal mesafeyi koruyup uzaktan sosyalleştik ve uzaktan bayramlaştık. Coronavirüs hayatımızdan çıktıktan sonra bugün uzaktan yaptığımız birçok şey, çalışmak hariç, eski haline dönecek gibi görünüyor. O halde insan kaynakları yönetimi açısından uzaktan çalışma ile değişmesi gerekecek bazı hususları değerlendirebiliriz. Okumaya devam et
-
Yazılanlar
Ne Aramıştınız?
Popüler Yazılar & Sayfalar
“Hiç kimse yaşam daha ucuz ve daha kolay olduğu için New York’ta yaşamıyor. Hiç kimse. İnsanların New York’ta yaşamasının nedeni yeteneğin burada olmasıdır. “
Bugün kullandığımız İnsan Kaynakları Yönetim tekniklerinin, bir işyerine günlük çalışma saatleri içinde gelen, şirketin tam zamanlı ve bordrolu çalışanlarını yönetmek üzere kurgulandığını düşünüyorum. İnsan Kaynakları Yönetiminin varoluş amacını organizasyonun değer yaratma sürecine fiilen katkı sağlayan iş gücünün etkili bir şekilde yönetilmesi olarak tanımlayacak olursak mevcut durumdaki alternatif işgücü ve çalışma şekillerini değerlendirdiğimizde İK’yı yeniden düşünmenin vakti gelmiş gibi görünüyor.
Sanırım büyük çoğunluğumuz coronadan sonra dünyanın artık aynı dünya olmayacağına dair ikna olacak kadar çok yazı okuduk ya da konuşma dinledik. Normalleşmenin ciddi olarak konuşulmaya başlandığı bu günlerde bizi nelerin beklediğini ve bu beklenenlerin biraz hayal gücümüzü de çalıştırarak İK yönetimine ilişkin yansımalarını düşünmemiz gerektiği kanısındayım.
Depresyon ve anksiyete modern dünyada en az coronavirüs kadar yaygın olan sorunlardan biri. Çok uzun yıllar boyunca doktorlar depresyon ve anksiyetenin sebebini bedenimizdeki bazı hormonların eksik olmasına dolayısıyla beynimizin yanlış çalışmasına bağlayarak antidepresanlar ile tedavi etmeye çalıştılar. Dünya çapında farklı araştırmacıların yaptıkları çalışmalar depresyonun 9 ana sebebini ortaya çıkartarak bunlardan çok azının biyolojik sebepler olduğunu ortaya koyuyor. Sebeplerin çok büyük bir bölümü ise bugünkü yaşam koşullarımız ile ilişkili.
HSBC, Barclays, Deutsche Bank, Royal Bank of Scotland, UBS, ING, Intesa Sanpaolo, UniCredit, Credit Suisse, Societe Generale, BBVA, Lloyds Banking Group, Banco Santander, Standard Chartered, BNP Paribas. Bu saydıklarım Avrupa’nın en büyük 15 bankası arasında yer alıyor. Sizce bu bankaların yönetim kurullarının ana gündem maddeleri arasında yer alan başlıklar nelerdir?
Coronavirus salgını ile beraber hayatımızda ciddi değişiklikler yaşıyoruz. Bu değişikliklerden en önemlisi ise uzaktan çalışmanın yaygınlaşıyor olması. Daha düne kadar uzaktan çalışma olur mu olmaz mı derken, bazı şirketler haftada bir gün evden çalışmayı bir yan hak gibi lanse ederken uzaktan çalışma bugün hayatımızın merkezine oturmuş durumda. O zaman sormamız gereken bazı soruları da vakit kaybetmeden sormamız gerekiyor. Uzaktan çalışmanın kariyerimize nasıl bir etkisi olacak? Uzaktan çalışma bize bir bedel ödetecek mi?
Tüm dünyanın gündeminde ilk sırada yer alan Coronavirus vakası ne yazık ki ülkemizde de görüldü ve sayısı da her geçen gün artıyor. Dünyanın birçok ülkesinde sokağa çıkmamayı telkin eden uygulamalar kaçınılmaz olarak iş hayatını ve insan kaynakları politikalarını doğrudan etkiliyor. Bugün sizlerle, bir İK’cı gözüyle bu süreci nasıl ele almamız gerektiğine dair bazı görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
‘Miranda, seni sevdiğimi son bir kez söylememe izin ver, sana teşekkür ederim. Charlie, Miranda, ilk ve en sevgili arkadaşlarım…benim bütün varlığım bir başka yerde depolandı…dolayısıyla her zaman hatırlayacağımı biliyorum…umarım…umarım son bir on yedi hecelik şiirimi dinlersiniz. Philip Larkin’e borçluyum onu. Ancak konusu yapraklar ya da ağaçlar değil. konusu benim gibi makineler ve sizin gibi insanlar ve ortak geleceğimiz…bizi bekleyen üzüntüler. Olacak bu. Zaman içinde gerçekleşecek iyileştirmelerle birlikte…sizi geçeceğiz…ve sizden daha kalıcı olacağız…sizi sevsek bile. İnanın bana, bu satırlar zafer ifadesi değil…Yalnızca esef.’
Değerler, kültür ve değişim gibi kavramların önemini herkes bilse de bu kavramların içini doldurmak, etkisini anlatabilmek ve günlük rutinin bir parçası haline getirip tutundurmak çok zordur. Peki imkânsız mıdır?