Dönüşüm Kaçınılmazsa İK İş Başına

mobile-bankingYaklaşık 200 yıldır değişmeyen ancak rekabet edebilmek için dönüşmesi kaçınılmaz olan bir sektör: Bankacılık

Bankacılığın tarihine kısaca bakacak olursak 1609 yılında Amsterdam Bankası’nın kurulmasıyla başlayan modern bankacılığın 1694 yılında kurulan İngiltere Bankası ve 1907’de ABD’de kurulan Federal Reserve Bank ile olgunluğa ulaştığını görüyoruz. 19. yüzyıldan bugüne kadar da bankaların kurumsal yapısı ve anlayışı birçok değişim geçirmiş olsa da temel anlayış büyük ölçüde değişmemiştir.1

Sektörü dönüşüme zorlayan en büyük etken: Teknolojik gelişmeler

Gelin bu dönüşümde İK’nın nasıl bir rol üstlenmesi gerektiğine biraz kafa yoralım.

Şunu en baştan belirtmek istiyorum. Bankacılık sektöründe hiç çalışmadım. Hatta finans alanında çok güçlü akademik kadroya sahip bir işletme bölümünün mezunu olarak bankacı olmamak için elimden geleni yaptım. Ancak bir müşteri olarak yaşadığım deneyimler ile bankacılığın İK yönetimi açısından ciddi bir paradigma değişimine ihtiyacı olduğunu rahatça söyleyebiliyorum.

Yaşanan rekabet ortamını düşünmek sanırım bu dönüşümün gerektirdikleri hakkında yorum yapmamıza yeterli olacaktır. Bir bankanın rakibi bir başka banka mıdır? Soruya cevap verebilmek için cep telefonunuzdaki Apple Pay, Google Wallet, Turkcell Cüzdan gibi uygulamaları aklınıza getirin. Banka statüsü taşımayan firmaların, özellikle ödemeler gibi temel bankacılık fonksiyonlarında boy göstermesi sorduğumuz soruya “evet” cevabını vermeyi imkansız hale getiriyor.

Bunlara ek olarak Banking 3.0 ve Breaking Banks adlı kitapların yazarı ve Moven’ın -cep telefonuna indirilen banka hesabı- kurucusu Brett King’in şu sözleri yaşanan rekabete dair çarpıcı gerçekleri ortaya koyuyor:

“Bankacılığa bir bütün olarak baktığınızda, bazı bankacılar orada oturup Moven için “siz asla mortgage veremeyeceksiniz; bu yüzden bizim için ciddi bir rakip değilsiniz” diyor. Bu ürünleri sunmamamızın bizi rakip olmaktan çıkardığını söylüyorlar. Ancak Y kuşağı bu ürünleri o şekilde almıyor. Moven’dan bir banka hesabı alın, krediyi Lending Club veya Zoppa’dan alın, Betterment veya Wealthront ile yatırım yapın. Bankalara şunu söylemek istiyorum: geleceğin dijital bankası olarak karşınıza çıkacak bir rakip olmayacak . Rakipler kendi özel faaliyet alanları ile elinizdekilere parça parça saldıracak.”2

Tüm bunları bir araya getirdiğimizde örneğini verdiğimiz şirketlerin İnsan Kaynakları yönetim anlayışı ve kurum kültür ile bankalarınkini karşılaştırın. En basit anlatımla kot pantolon-tişört vs. siyah takım elbise. Özellikle Y kuşağını düşündüğümüzde bankaların İK anlayışını değiştirmemesi durumunda rekabeti kimin kazanacağı açık gibi.

Referanslar:

  1. http://www.ekodialog.com/Makaleler/bankaciligin-tarihsel-gelisimi.html
  2. Dijital Bankacılık ve Finans, Fortune Dergisi, Aralık.2014
Bu yazı Genel içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s